1 Nisan 2009

Oğuz Türk 5. ayını tamamladı…

Sevgili yavrumuz,


Bugün Martın 31'i ve sen hızla büyüyorsun. Nasılda geçiyor zaman bugün 5. ayını da bitirdin.
Yapmayı öğrendiğin şeyler arasına kendi etrafında dönmek, yattığın yerde gerine gerine ilerlemek, yüzüstüne yatarak uyumak...gibi şeyler var. He bir de en önemlisi sen çığlıklar atıyor ve bundan çok büyük keyif alıyorsun, hatta sabah seni azarladım bile komşuları uyandıracaksın bağırma öyle diye :) Herkese ve heryere daha dikkatli bakıyorsun, sanki ilk kez görmüşsün gibi.
Ve maalesef bir kaç gündür hastaydın, burun akıntısı geniz tıkanıklığı, öksürük ve biraz da kabızlık. Birinin tuvaletini yapmasına bu kadar sevineceğimiz aklımızın ucundan bile geçmezdi, babanında benimde :) Birde unutmadan acıkınca çok fena oluyorsun, yakıp yıkıyorsun ortalığı, o sesin senden mi çıktığına inanamıyoruz, çok defa komşular bile sormaya geldi, bir derdimi var iyimisiniz diye :)

Yeni gıdalara geçiş yaptık, zaten maşallah öyle iştahlısın ki, anne sütü sanki artık kesmiyo seni :)
ilk armut suyu ile başladık (bağırsaklarını çalıştırması amaçlı), dün de elma suyu, pek memnun kaldığını söyleyemeyiz ama tatlı oluşlarından dolayı kısa zamanda onlardan vazgeçemeyeceğine eminiz. Zaten annen ve baban arada kahvaltıda tahinli pekmez, krem çikolata, yoğurt, bal çalıveriyorlardı ağzına, çünkü nedense yemek yedimi biri karşında pür dikkat onu izlemeye başlıyorsun. Bazı geceler, seni yanıma alıyorum uyuyana kadar, emziğini ağzına verip yüzyüze yatttığımızda sana, hadi uyuyalım artık, bak hala karanlık, herkes uyuyor daha sabah olmamış, hadi kapa gözlerini, bizde uyuyalım bak baba uyuyor diyorum, sende sanki bu söylenenlerden anlarmış gibi şöyle bir geriniyorsun popo arkaya doğru yan dönüp ellerini birbirine kavuşturup etrafı sessizce izleyerek ve emziğini cuk cuk emerek uykuya dalıyorsun ve tabi bu esnada bende uyumuş oluyorum :))) bunlar öyle güzel anlar ki, sen büyümesen ve biz bu tatlı anları defalarca yaşasak diyoruz bazen.

İşte böyle yavrum. Bu anlattıklarımız sensin.

İyiki varsın.

Seni çok seviyoruz.

5. ayın kutlu olsun Oğuzumuz...

2 yorum:

ateşi dilden özge dedi ki...

canlarım...

oğuzumuz ne kadar hızlı büyüyor...
her günün önemini, değerini bize nasıl hatırlatıyor dimi..
bize verilen nimetleri, özeni nasıl da öğretiyor..
bir bebeğin büyümesini, yeni yeni şeyleri keşfetmesini görmek çok heyecan verici:)

her dakikasının farkına vararak büyür inşallah

sevgiler...

Gülter&Mahmut Yavuz dedi ki...

Bu ne güzel sözler teşekkür ederiz Gülden ablası....
Evet dediğin gibi, hele de anne ve babası ve sevenleri için sanki ilk kez o bebek elleriyle oynamaya başlamış, sanki ilk kez o konuşmayı, yürümeyi, sevgisini göstermeyi öğrenmiş gibi... Halbu ki tüm ınsanlık aynı yolu kendi için katetmedi mi yüzyıllar boyunca!

Bakış Açımız

İnsan ömrü ne kısa, oysa ki ne kadar çok şey var hayatta yapılacak, yaşanacak. 24 saate bir 24 daha eklense ve 2 günü 1 gün gibi, sevdiğimiz her şeyi 2 kere daha fazla yada 2 kat daha uzun yaşasak keşke.
Diyeceksiniz ki o zaman acılarda 2 kat olacak. Diyeceğim ki olmasa... Hayal bu ya acılarda 2'ye tam bölünebilse ve 1 yarım olsa bize kalan...
Acılara etkisiz eleman muamlesi yapıp, mutlulukları hep 2 ile çarpmaya çalışmak, sorunlara eşit zaman verip fazla üzerinde durmamak lazım hayatta ki bize verilen sürede bu sınavın tüm sorunlarını çözüp geçer not alabilelim.
Gerçi geçer not alsakta sonuç ne ki sınıf geçmek mi iyi bir hayata terfi etmek mi. Yok öyle bir sıralama tek amaç bu sınavı en az yürek acısıyla tamamlamak....son bardak suyumuzu içmeden, yıllar devirmiş o gözleri kapatmadan geriye dönüp baktığında hafıza son kez, en az kalbi kırmış olmalı insan, en az günahı işlemiş ama en fazla gezip/görmüş, en fazla sevmiş ve sevilmiş olmalı... ve bu hayatın üzerine bir bardak su içip öyle dalmalı son uykuya .... gy
Hayatınızı seviyorsanız zamanınızı boşa harcamayınız, çünkü zaman hayatın kendisidir.

Benjamın Franklin

Kaç Tık