31 Aralık 2008

Yeni yıl yeni yıl yeni yıl yeni yıl sizlere kutlu olsun...

SAAT 24:00 'Ü BEKLERKEN :)

30 Aralık 2008

Kuzeni Emre ve Oğuz Türk...


23 Aralık 2008

Uykudan önce :)


21 Aralık 2008

Doğumgünün kutlu olsun annecim XXX

Annecimin doğumgününü ben de özel olarak kutladım ;)

Henüz elimden çok fazla şey gelmiyor ama sözlerinden anladığım kadarı ile gülücüklerim ona en güzel hediyelerimmiş...

Bunu bilmem iyi oldu ;)







Sürpriz doğumgünü :)

Canım dostlarım Nuray, Gülden ve Nilüfer sürpriz bir doğumgünü kutlaması yaptılar.
Onlara canı gönülden teşekkür ederim.
Bu arada oğlum Oğuz'la kutladığım ilk doğumgünüm :) Biraz hazırlıksız yakalandık ama gönüller bir olsun...

20 Aralık 2008

Uyuyan yakışıklı ;)

Komşumuz Eylem teyze bana kızı Nehir'in sleeper'ını verdi, oh öyle rahat ki, annem nereye ben oraya :)


Ve banyo sonrası rahatlığı...





Çapkın gülüşü çok can yakacağa benziyor :)



Flaşlar yüzümde patlayınca ne olduğunu anlayamadım :(

18 Aralık 2008

Anneannem ve dedem ...

Anneannem beni pışpışlarken ve dedem tuhaf hareketlerle beni güldürmeye çalışırken !!!

17 Aralık 2008

İlk kez mama denedim :p

Doymadığından şüphe ettiğimiz için Oğuz'a ilk kez mama verdik.

Ama nedense hiç hoşuna gitmedi ve anne sütünü tercih etti :)

14 Aralık 2008

Tulumlarla hatıra ?!

Bu tulumuma ve badime artık sığamadığım için annem ve babam hatıra olarak resimlerimi çekti :)

11 Aralık 2008

Babacımın omuzu öyle keyifliki ...

8 Aralık 2008

Küçük halam ve ben bayramda :)

Benle poz vermek için çok ısrar edince dayanamadım :)

Babaannem ve dedemle bendeniz Oğuz :)


Kurban bayramında biz :)


2 Aralık 2008

Raca Oğuz :))))

Evimizden güneşin doğuşu.






30 Kasım 2008

Minik sütlaçımız :)

Anne ve babasından Oğuz'a ilk mektup.

Canımız Oğlumuz,

Bugün 1 ayını doldurdun. Tam 4,240 gr olmuşsun ve boyun 52 cm olmuş.
Seni kısa bir süre ağlatan sarılık aşını da oldun.

Doktorun seni ellerinden tutup kaldırdığında çok güçlüydün. Aferim oğlumuza dedik :)
Senin sağlıklı olman ve gelişimine iyi bir şekilde devam etmen bizi çok sevindirdi.
Şimdilik çok acemiyiz, seninle neler yapabileceğimizi, senin için neler yapabileceğimizi şuan tam olarak bilemiyoruz ve tek odaklandığımız şey senin anlık ihtiyaçlarını karşılamak...
Ama şu bir gerçek ki ikimizde seni çok ama çok seviyoruz...

Oğlumuz, iyi ki varsın ve
1. ayın kutlu olsun...

25 Kasım 2008

Şaşkın bakışlar :)


17 Kasım 2008

Uykucu şirin ...


16 Kasım 2008

Baba, anne, oğul...


Oğlumuzla 16 günü doldurduk.
Ne büyük mutluluk bizim için...

13 Kasım 2008

Beslenme sonrası yorgunluk :(


6 Kasım 2008

He he hee :))

5 Kasım 2008

Uyusunda Büyüsün Oğlumuz :)


4 Kasım 2008

Baba ve Oğul

1 Kasım 2008




01/11/2008 Cumartesi saat 01:47'de hayatımıza küçük bir melek katıldı.
Oğlumuz Oğuz Türk.
Mübarek, saf ve iyi yaratılışlı anlamına gelen "Oğuz" ve yiğit, delikanlı, güçlü kimse anlamına gelen "Türk" isimleriyle büyüsün inşallah.
3,400 gr 51 cm dünyaya geldi. İlk birkaç günü bizden ayrı kuvözünde geçirdi.

11 Eylül 2008

Kadıköy'den Moda'ya

Değerli dostlarımız Nuray ve Gülden.






Biz ve henüz 8 aylık olan oğlumuz Oğuz Türk :))

31 Ağustos 2008

Güven ailesini Bursa da ziyaret ettik :)

23 Ağustos 2008

Şile



12 Ağustos 2008

Kartal, Evimiz - Hamilelik, 6.Ay :)

9 Ağustos 2008

Oğlumuzun Renkli Dopplerdeki Görüntüsü

video

1 Ağustos 2008

İstanbul, Ortaköy


23 Temmuz 2008

Sayımlar ve biz :)

Bakış Açımız

İnsan ömrü ne kısa, oysa ki ne kadar çok şey var hayatta yapılacak, yaşanacak. 24 saate bir 24 daha eklense ve 2 günü 1 gün gibi, sevdiğimiz her şeyi 2 kere daha fazla yada 2 kat daha uzun yaşasak keşke.
Diyeceksiniz ki o zaman acılarda 2 kat olacak. Diyeceğim ki olmasa... Hayal bu ya acılarda 2'ye tam bölünebilse ve 1 yarım olsa bize kalan...
Acılara etkisiz eleman muamlesi yapıp, mutlulukları hep 2 ile çarpmaya çalışmak, sorunlara eşit zaman verip fazla üzerinde durmamak lazım hayatta ki bize verilen sürede bu sınavın tüm sorunlarını çözüp geçer not alabilelim.
Gerçi geçer not alsakta sonuç ne ki sınıf geçmek mi iyi bir hayata terfi etmek mi. Yok öyle bir sıralama tek amaç bu sınavı en az yürek acısıyla tamamlamak....son bardak suyumuzu içmeden, yıllar devirmiş o gözleri kapatmadan geriye dönüp baktığında hafıza son kez, en az kalbi kırmış olmalı insan, en az günahı işlemiş ama en fazla gezip/görmüş, en fazla sevmiş ve sevilmiş olmalı... ve bu hayatın üzerine bir bardak su içip öyle dalmalı son uykuya .... gy
Hayatınızı seviyorsanız zamanınızı boşa harcamayınız, çünkü zaman hayatın kendisidir.

Benjamın Franklin

Kaç Tık