26 Ocak 2012

BERN
Inanılmaz bir şehir bence İsviçre'nin en güzel şehri burası (genelde bir çok şehrini gördük) ve evler inanılmaz güzel 100-200 yıllık belki de daha fazla zamandan kalma evler, binalar var. sanki yeni yapılmış gibi bakımlılar.














Merkezi yerler her ülkede olduğu gibi burada da kalabalık olsada içlere girdikçe hatta tepelere çıktıkça müthiş evler, müthiş manzaralar insanı acaip etkiliyor.

25 Ocak 2012

ZÜRİH'ten Bern'e Golden Pass Dağ Treni ile nefis bir dağ yolculuğu;
Inanılmaz manzaralar vardı ve o tren dağların tepesine nasıl da süzüle süzüle çıktı aklımız almadı. ne sistem, ne özen... bizim fotoğraflayabildiklerimiz, gördüklerimizin sadece bir kısmı.
İnsan kendini trenden atıp alabildiğine koşmak, bağırmak, nefes almak, ağlamak istiyor mutluluktan :)
















BERN
MY'nin doğduğu ev

24 Ocak 2012

ZÜRİH HAYVANAT BAHÇESİ


















23 Ocak 2012

SABİHA GÖKÇEN HAVALİMANI

ZÜRİH





Genelde Zürih'te kalıp heryere buradan gitmenin daha rahat olacağını düşündük. sadece 2 gün Bern'de kaldık. çok büyük bir şehir ve inanılmaz mühteşem bir raylı sistem altyapıları var. "Rail city" adı üzerinde tüm ulaşım araçları inanılmaz dakik ve inanılmaz rahat, heryere gidebiliyorsunuz en yüksek dağların tepesine bile karda kışta rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz.
en iyi gezilecek zaman tabii ki bahar ayları diyorlardı ama fırsat işte bizim mevsimi pek düşünmedik. Umarız bir kere de baharda görme fırsatımız olur.

16 Ocak 2012

ONE DAY (Bir Gün)


Uzun zamandır izlediğim en güzel romantik, komedi, dram filmlerinden bir tanesi, derin bir konusu var ve izleyene mesaj veren güzel bir filmdi....
Melankolik, insanı üzen hüzünlü bir sonu olan bir filmdi, anlık duygular ve olaylara tepkilerde iyi işlenmişti bence.

Sitelerde geçen konusu ; Emma (Anne Hathaway) ve Dexter (Jim Sturgess) birbirlerine tamamen zıt sosyal yapılardan gelen iki genç insandır. Emma işçi sınıfı bir aileden yetişmiş, hayata dair devrimci ruhu olan bir genç kızdır. Dexter ise baba parası ile okuyan, çapkın ve eğlenceden başka bir şeyi umursamayan biridir. İkilinin yolları üniversiteden mezun oldukları gün kesişecek ve 15 Temmuz tarihi uzun yıllar sürecek bir arkadaşlığın başladığı gün olacaktır.
Onların hayatları bazen beraber bazen uzak diyarlarda akıp giderken, her yıl 15 Temmuz'da
aralarındaki ilişkinin seyrine de tanık oluruz. Mutlulukları, hüzünleri, umutlarıyla geçen 20 yılın ardından tanıştıkları mezuniyet gününün gerçek anlamını da anlayacaklardır...

13 Ocak 2012

Kurtuluş Son Durak


Süper komedi (yer yer dram) bir film. Çok eğlenceli seyretmesi çok keyifli bir film.

Her türlü şiddete karşı harekete geçen altı kadının provokatif, fantastik hikâyesi. Nikâha 2 hafta kala nişanlısı tarafından terk edilen Psikolog Eylem, taşındığı mahalledeki ‘Saadet Apartmanı’nda her şeyi değiştirecek! Ve tüm kadınların kendilerini sorgulamalarına neden olacak!

Bakış Açımız

İnsan ömrü ne kısa, oysa ki ne kadar çok şey var hayatta yapılacak, yaşanacak. 24 saate bir 24 daha eklense ve 2 günü 1 gün gibi, sevdiğimiz her şeyi 2 kere daha fazla yada 2 kat daha uzun yaşasak keşke.
Diyeceksiniz ki o zaman acılarda 2 kat olacak. Diyeceğim ki olmasa... Hayal bu ya acılarda 2'ye tam bölünebilse ve 1 yarım olsa bize kalan...
Acılara etkisiz eleman muamlesi yapıp, mutlulukları hep 2 ile çarpmaya çalışmak, sorunlara eşit zaman verip fazla üzerinde durmamak lazım hayatta ki bize verilen sürede bu sınavın tüm sorunlarını çözüp geçer not alabilelim.
Gerçi geçer not alsakta sonuç ne ki sınıf geçmek mi iyi bir hayata terfi etmek mi. Yok öyle bir sıralama tek amaç bu sınavı en az yürek acısıyla tamamlamak....son bardak suyumuzu içmeden, yıllar devirmiş o gözleri kapatmadan geriye dönüp baktığında hafıza son kez, en az kalbi kırmış olmalı insan, en az günahı işlemiş ama en fazla gezip/görmüş, en fazla sevmiş ve sevilmiş olmalı... ve bu hayatın üzerine bir bardak su içip öyle dalmalı son uykuya .... gy
Hayatınızı seviyorsanız zamanınızı boşa harcamayınız, çünkü zaman hayatın kendisidir.

Benjamın Franklin

Kaç Tık